Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Güncel
  4. »
  5. Hukukçular ‘Faili Meçhul Cinayetler’ Dosyasını Açtı: Ceset Olmasa Bile Mahkumiyet Verilebilir mi?

Hukukçular ‘Faili Meçhul Cinayetler’ Dosyasını Açtı: Ceset Olmasa Bile Mahkumiyet Verilebilir mi?

admin admin - - 6 dk okuma süresi
6 0

Hukukçular ‘Faili Meçhul Cinayetler’ Dosyasını Açtı: Ceset Olmasa Bile Mahkumiyet Verilebilir mi?

 Gazeteci Erkan Doğan’ın YouTube kanalındaki ilk yayınına konuk olan Eski Ceza Hakimi Av. Eshat Özkul ve Av. Sancaktar Devlet Özkul, faili meçhul cinayetlerdeki zamanaşımı tuzaklarını, AİHM kriterlerini ve adalet sistemindeki yeni gelişmeleri ilk kez açıkladı.

Gazeteci Erkan Doğan’ın YouTube kanalındaki ilk yayınına konuk olan Eski Ceza Hakimi Av. Eshat Özkul ve Av. Sancaktar Devlet Özkul, faili meçhul cinayetlerdeki zamanaşımı tuzaklarını, AİHM kriterlerini ve adalet sistemindeki yeni gelişmeleri ilk kez açıkladı.

Gazeteci Yazar Erkan Doğan, yeni stüdyosunun ilk özel yayınında Türkiye’nin en karanlık başlıklarından biri olan “Faili Meçhul Cinayetler” konusunu masaya yatırdı. İzmir’de de yakın zamanda 2018 yılına ait bir faili meçhul dosyasının yeniden açıldığını hatırlatan Doğan’ın sorularını yanıtlayan tecrübeli hukukçular, tıp ve ceza hukuku tarihine geçecek nitelikte çarpıcı açıklamalar yaptı.

Adalet Bakanlığı bünyesinde 600’den fazla dosya inceleniyor

Programda faili meçhul cinayetlerin çözümü konusunda devletin attığı adımlara dikkat çeken Av. Sancaktar Devlet Özkul, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu açıkladı. Özkul, bu yeni birim kapsamında 70’i aşkın ilde, 600’ün üzerinde faili meçhul dosyasının ve 700’e yakın maktulün durumunun yeniden, çok sıkı bir şekilde geriye dönük olarak araştırılmaya başlandığı bilgisini paylaştı.

“Sistematik cinayetlerde zaman aşımı olmamalı”

 Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66. maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda 30 yıl, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 25 yıllık bir zamanaşımı süresi olduğunu belirten Av. Eshat Özkul, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu konudaki net tavrını şu sözlerle aktardı: “Eğer işlenen cinayetler ‘sistematik’ ise yani insanlığa karşı suç kapsamına giriyorsa, AİHM burada zaman aşımının işlememesi gerektiği kanaatindedir. Soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlarda olduğu gibi, sistematik faili meçhul cinayetlerde de zamanaşımı işlemeyeceği yönünde ortak görüş hakimdir” 

“Cesedin ortadan kaldırılması katili kurtarmaz!”

Program moderatörü Erkan Doğan’ın, son dönemde bir baraja atıldığı iddia edilen kayıp vakalarını hatırlatarak sorduğu “Ceset bulunamazsa mahkeme ceza verebilir mi?” sorusuna ise Avukat Sancaktar Devlet Özkul ezber bozan bir yanıt verdi. Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin bu konuda çok net kararları olduğunu vurgulayan Av. Sancaktar Devlet Özkul, kamuoyunda yanlış bilinen bir gerçeği düzelterek şunları söyledi: “Hukuk bir akıl, mantık ve vicdan işidir. Bir cinayette ceset tamamen yok edilmiş, yakılmış veya hiçbir iz kalmayacak şekilde ortadan kaldırılmış olsa bile; eğer faili işaret eden kesin deliller, emareler ve şüpheyi ortadan kaldıran kanıtlar varsa, ceset olmadan da sanık hakkında mahkumiyet kararı verilebilir. Cesedi yok etmek, faili cezadan kurtarmaz, yanına kâr bırakmaz.” Özkul, “Anayasamızın 17. maddesi de belirtilen kişinin dokunulmazlığı maddi manevi varliginin bütünlüğü ve yaşam hakkının kutsiyeti ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de yer alan ‘bireyin yaşama ve bedensel bütünlüğünü koruması’ hususu, evrensel hukuk sisteminde yaşam Hakk’ın kutsiyeti göz önünde bulundurulması gereken ölçüt yaşam hakkının ihlalinin önüne geçilmesi gerektiği aşikardır” dedi. 

AİHM devletin “faili bulup bulamadığına” değil, “ne kadar aradığına” bakıyor

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde düzenlenen “yaşam hakkı ihlali” çerçevesinde konuyu değerlendiren Eshat Özkul, AİHM’in Türkiye’ye bakış açısını ve karnesini de özetledi. Özkul, “AİHM, devletin katili mutlaka bulup bulamadığına bakmaz. Mahkemenin baktığı şey; devletin o faili bulmak için etkili, hızlı, tarafsız ve yeterli soruşturma adımlarını atıp atmadığıdır. Eğer devlet soruşturmayı zamana yayılmış, taraflı yürütmüş veya pasif kalmışsa ihlal kararı verir. Özellikle 1990’lı yıllardaki faili meçhul dosyalarında Türkiye’nin karnesi bu yüzden iyi değil; ancak son yıllarda devletin olumlu ve pozitif yükümlülüklerini yerine getirmek için daha etkin adımlar attığını görüyoruz” dedi. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir